Hollanda'da 23 Yaşındaki Dilara Kıvanç, Ekim Ayında Ölen Babasının Yaşadığı Haksızlıkları Belediye Meclisi Kürsüsündeki Konuşmasıyla Haykırdı

Hollanda'da 23 Yaşındaki Dilara Kıvanç, Ekim Ayında Ölen Babasının Yaşadığı Haksızlıkları Belediye Meclisi Kürsüsündeki Konuşmasıyla Haykırdı
21 Aralık 2025 - 10:05 - Güncelleme: 21 Aralık 2025 - 10:12
Hollanda’da 23 Yaşındaki Dilara Kıvanç, Ekim Ayında Ölen Babasının Yaşadığı Haksızlıkları Belediye Meclisi Kürsüsündeki Konuşmasıyla Haykırdı

Başkent Amsterdam toplu taşıma şirketi GVB’de çalışan tramvay sürücüleri, aşırı iş baskısı, zorlayıcı yöneticiler ve bir “korku kültürü” olduğu yönünde alarm veriyor. Bu iddiaları kamuoyuna taşıyan isimlerden biri de Ekim ayında babasını kaybeden 23 yaşındaki Dilara Kivanç.
“Kaybedecek hiçbir şeyim yok. En azından babamın yaşadıklarını anlatabilirim” diyen Kivanç, bu ayın başında Amsterdam Belediye Meclisi’nde bir konuşma yaptı. Babası Hüseyin Kivanç, GVB’de 27 yıl boyunca tramvay sürücüsü olarak çalıştı ve 26 numaralı hatta görev yaptı. Ekim ayı sonunda 60 yaşında ise hayatını kaybetti.

Kivanç, babasının ölümünden önce zor bir dönem geçirdiğini anlattı. Aylarca hastalık izninde olan Hüseyin Kivanç’ın diyabet hastası olduğunu ve bunun tramvay sürücüleri arasında yaygın görüldüğünü söyledi. “Direksiyon başında uyuyakalma riski vardı. Bu tehlikeliydi” dedi..
Ancak Kivanç’a göre sorun yalnızca sağlık değildi. Şirket doktoru çalışamayacağına dair görüş bildirmesine rağmen, bir yöneticinin babasını işe dönmesi için zorladığını iddia etti. “Bize oyun oynadığını düşünüyorum” şeklinde bir ifadeyle karşılaştığını söyledi. Bu süreçte babasının yoğun stres yaşadığını, duygusal olarak çöktüğünü ve uykusuz kaldığını belirtti.

Bir başka olayda, daha önceki bir hastalık izni sırasında, babasına ne kadar devamsızlık yaptığı ve bunun şirkete ne kadara mal olduğu anlatılan bir sunum izletildiğini aktardı. “Hollandaca onun ana dili değildi. Eve geldiğinde annem, ona böyle bir suçluluk duygusu yaşatmalarının kabul edilemez olduğunu söyledi” dedi.

Hüseyin Kivanç, geçirdiği felcin ardından yaşamını yitirdi. Kızı, uzun süredir yüksek tansiyonla mücadele ettiğini, ilaçlara rağmen tansiyonunun düşmediğini söylüyor. “Çok şiddetli baş ağrıları vardı. ‘Artık istemiyorum’ dediğini hatırlıyorum. Hastanede de doktorlar tansiyonu kontrol altına alamadı” diye konuştu.

“Yapısal bir sorun”
Dilara Kivanç’a göre babasının yaşadıkları münferit değildi. Bu nedenle belediye meclisinde söz aldığını söyledi. Babasının meslektaşlarından da “kötü çalışma koşulları, dengesiz güç ilişkileri ve özellikle savunmasız çalışanlar üzerinde baskı”ya dair benzer hikâyeler duyduğunu aktardı.

HOLLANDA POSTASI’na konuşan bir tramvay sürücüsü de isminin açıklanmasını istemeyerek. “Göğüs ağrısı ve kalp şikâyetleri olan bir meslektaşımızdan ‘yarım saat daha dayanması’ istendi. Onu ambulansta götürürlerken gördüm. Bu normal değil” dedi. Yüksek devamsızlık oranının da tesadüf olmadığını savundu.

Aynı sürücü, bu baskının trafikte güvenlik riski yarattığını söylüyor. Özellikle yaz aylarında sıcak nedeniyle yaşanan kısa süreli bayılma hissine dikkat çekiyor: “Bir anlığına gidip geliyorsunuz. Kendinize geldiğinizde tramvay birkaç metre ilerlemiş oluyor. Bu çok tehlikeli.” dedi.

“İnsanlar konuşmaya korkuyor”
Hem çalışanlar hem de Kivanç, GVB içinde güçlü bir korku kültürü olduğunu dile getiriyor. Kivanç, babasının meslektaşlarının işlerini kaybetme endişesiyle seslerini çıkaramadığını söylüyor. “Ben zaten babamı kaybettim. O yüzden onların adına konuşuyorum” diyor.

Babası öldükten sonra GVB’den uzun süre herhangi bir temas kurulmadığını da ekliyor. Çiçeklerin, belediye meclisinde konuşmasından sadece üç gün önce gönderildiğini söylüyor. “Babam GVB yüzünden öldü demiyorum. Ama son dönemde yaşadığı stresin ona iyi gelmediğini söyleyebilirim.”
Siyaset ve GVB’den açıklamalar

Amsterdam Belediye Meclisi üyesi Süleyman Koyuncu (Denk), GVB çalışanları için anonim bir bildirim hattı kurduğunu açıkladı. Yaklaşık 50 başvuru aldığını ve çok sayıda belgeye sahip olduğunu söylüyor. “İçeride insanlar konuşmaya cesaret edemiyor” diyor.

GVB ise yazılı açıklamasında, bu tür hikâyelerin çalışanların hislerini yansıttığını kabul etti ancak gizlilik yasaları nedeniyle bireysel vakalara yanıt veremeyeceğini belirtti. Şirket, son 20 yıldaki vakalardan çıkarılan derslerle çalışma koşullarını iyileştirmeye çalıştığını, empati ve açık iletişimin önemli olduğunu vurguladı.

GVB’nin hisselerinin büyük bölümü Amsterdam Belediyesi’ne ait. Belediyeden sorumlu başkan yardımcısı Alexander Scholtes (D66), konuyla ilgili olarak şirket yönetimiyle görüştüğünü ve “sosyal güvenlik ve ciddi olaylar sonrası rehberlik” konularında daha fazla şeffaflık istediğini açıkladı. Scholtes, süregelen endişeler nedeniyle denetim kurulundan yapısal iyileştirmelerin yakından izlenmesini talep etti.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Haydar Arslan
    1 ay önce
    Biz her yonden haksizliga ugruyoruz .Toplumda kamusal alanda her turlu zorluklar cikariyorlar karsimiza sonrada bu ulkede insan haklarinin esit oldugunu savunuyorlar Ates dustugu yeri yakiyor
  • Meryem bayram
    1 ay önce
    Malesef sade bu sirket degil hollandada boyle baskici ayrimcilik yapan bende yasadim ayni sizin yasadiginizi bende schoonmaak hago sirketi de yasadim ama birsey yapamadim anlatigimizi dinlemediler bile hakli oldugum halde rusvet yedikleri icin beni hesaba bile almadilar malesej sinir kirizi gecirip bayilmisim isyerinde ozur bile dilemediler hago schoonmak bedrijf