Hollanda Diyanet Vakfı (HDV), Hollanda Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (Autoriteit Persoonsgegevens – AP) bazı belediyelere, Müslüman topluluklara yönelik şeffaf olmayan ve hukuki dayanağı bulunmayan araştırmalar nedeniyle verdiği para cezalarına ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, söz konusu uygulamaların hukukun üstünlüğü, mahremiyet hakkı ve kamu kurumlarıyla toplum arasındaki güven ilişkisi açısından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi.
“Mahremiyet ve eşit muamele temel ilkedir”
Hollanda Diyanet Vakfı, belediyeler tarafından yürütülen bu tür araştırmaların, özellikle belirli dini ve toplumsal grupları hedef almasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Mahremiyetin korunması ve tüm vatandaşlara eşit muamele edilmesi, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez ilkeleridir” denildi.
HDV’ye göre, Müslüman toplulukların sistematik biçimde daha yakından izlenmesi veya araştırmaya tabi tutulması, kurumsal ayrımcılık riskini artırırken, toplumsal uyum çabalarına da zarar veriyor.
Yerel camilerle istişare süreci
Vakıf, bünyesindeki yerel camiler ve ilgili paydaşlarla konuyu değerlendirdiklerini ve atılabilecek hukuki ve kurumsal adımlar üzerinde istişare yürüttüklerini açıkladı. Basın açıklamasında, benzer uygulamaların tekrar etmemesi için şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.
“Güvenlik, hak ihlallerinin gerekçesi olamaz”
HDV açıklamasında, güvenlik politikalarının temel hak ve özgürlükleri zedeleyecek şekilde uygulanmaması gerektiğinin altı çizildi. Vakıf, kamu kurumlarıyla yapıcı diyaloğa açık olduklarını ancak bu iş birliğinin karşılıklı güven, hukuki çerçeve ve saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Hollanda’da AP’nin verdiği cezaların ardından, güvenlik politikaları, ayrımcılık ve kişisel verilerin korunması konularında kamuoyundaki tartışmaların önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: