Hollanda’da aile namusu gerekçesiyle işlenen şiddet olayları yeniden gündeme geldi. Ulusal Namusla İlişkili Şiddet Uzmanlık Merkezi (LEC-ECG) tarafından yayımlanan yıllık rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 757 ihbar yapıldı. Bir önceki yıl bu sayı 673 olarak kayıtlara geçmişti.
Rapora göre bildirilen vakaların yüzde 34’ü Suriyeli kökenli kişilerle bağlantılı. Bu oran son on yılda dikkat çekici biçimde arttı. 2016 yılında yalnızca 37 vaka bildirilirken, geçen yıl bu sayı 257’ye yükseldi.
Suriyeli vakaların ardından, Türk kökenli aileler yüzde 15, Fas kökenli aileler ise yüzde 11 oranıyla listede yer aldı.
Mağdurlar çoğunlukla kadınlar
Uzmanlara göre aile namusu gerekçesiyle işlenen şiddetin mağdurları çoğunlukla kadınlar olsa da erkekler de hedef olabiliyor.
LEC-ECG yetkilileri, vakaların önemli bölümünün yakın zamanda Hollanda’ya gelen sığınmacılar arasında görüldüğünü belirtti. Yetkililere göre bunun nedenleri arasında:
- savaş travmaları
- Orta Doğu’daki geleneksel toplumsal normlar
- aile içi baskı mekanizmaları yer alıyor.
Ancak ihbar sayısındaki artışın her zaman olayların arttığı anlamına gelmediği de vurgulandı. Yetkililer, toplumda farkındalığın artmasının da bu yükselişte etkili olabileceğini belirtiyor.
En sık görülen şiddet türleri
Rapora göre en yaygın olaylar:
- tehdit
- darp
- zorla evlendirme baskısı
- takip (stalking)
- cinsel saldırı başlıklarında toplanıyor.
Bu tür dosyalarda polis birimlerine destek veren LEC-ECG’ye ayrıca Göç ve Vatandaşlık Dairesi (IND) ve
Zorla Evlendirme ve Terk Etme Ulusal Merkezi (LKHA) gibi kurumlar da başvuruyor.
Uyum eğitimlerinde kadın hakları vurgusu artırıldı
Yetkililer, yeni gelen göçmenlere yönelik uyum eğitimlerinde kadın-erkek eşitliği ve bireysel haklar konusunda daha fazla bilgilendirme yapıldığını açıkladı. Amaç, kültürel farklılıkların yol açabileceği şiddet riskini azaltmak.
Cinayet sayısı düşse de risk sürüyor
Rapora göre 2024 yılında aile namusu gerekçesiyle 5 cinayet veya öldürme vakası kaydedildi. Bu vakaların 4’ünde mağdur kadın, 1’inde ise reşit olmayan bir kişi oldu.
2013–2024 yılları arasında ise toplam 121 kişi hayatını kaybetti. Bu kişilerin 66’sı erkek, 55’i kadın olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, erkeklerin de aile içi baskılara karşı çıktıkları veya geleneksel rollerin dışına çıktıkları için hedef olabildiğini belirtiyor.
Joure’deki Ryan cinayeti ülkeyi sarsmıştı
Son yılların en çok konuşulan vakalarından biri ise Joure kentinde yaşayan 18 yaşındaki Ryan’ın öldürülmesi oldu. Genç kızın, babasının talimatıyla kardeşleri tarafından öldürüldüğü tespit edildi.
Ryan’ın cansız bedeni 28 Mayıs 2024’te Oostvaardersplassen yakınlarındaki bataklık alanda bulundu. Mahkeme cinayeti “son derece vahşi” olarak nitelendirdi.
Kaçtığı belirtilen baba hakkında 30 yıl hapis cezası verilirken, kardeşleri de cinayete ortak olmaktan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme kararında olayın hem “aile namusu temelli şiddet” hem de “kadın cinayeti (femicide)” kapsamında değerlendirilebileceği vurgulandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: