Hollanda’nın Drenthe eyaletine bağlı Nieuw-Weerdingen kasabasından 54 yaşındaki Jan Huzen, geçen yıl Almanya sınırında sığınmacılara yönelik “vatandaş kontrolleri” çağrısı yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. Assen’de görülen davada mahkeme, Huzen’i halkı suça teşvik etmekten suçlu buldu.
Mahkeme, Huzen hakkında altı hafta hapis cezası verdi; bunun dört haftası ertelendi. Yargıç, sanığın aynı suçtan daha önce iki kez mahkûm edilmiş olmasını dikkate alarak bu kez hapis cezasının kaçınılmaz olduğunu belirtti. Huzen daha önce kamu hizmeti cezaları almıştı.
Huzen, geçen yıl Haziran ayında Ter Apel ve Sellingen’de, Almanya sınırına yakın noktalarda düzenlenen gece eylemlerinin öncülüğünü yapmıştı. Her iki yerleşim de Westerwolde belediyesi sınırları içinde bulunuyor. Sarı yelekli onlarca kişi, araçlarda sığınmacı olup olmadığını kontrol etmek ve “şüpheli” araçları takip etmek amacıyla bir araya gelmişti.
Söz konusu eylemler, Huzen’in Facebook’ta yaptığı bir çağrının ardından düzenlenmişti. Huzen, Alman polisinin sığınmacıları minibüs ve helikopterlerle Hollanda sınırına bıraktığı yönündeki haberler üzerine bu paylaşımı yaptığını savunmuştu.
“Sembolik bir protesto” savunması
Huzen, mahkemede yalnızca sınırlı sayıda aracın durdurulduğunu, bunun da gönüllülük esasına dayandığını ileri sürdü. Basına yansıyan dur işaretlerinin ise birkaç kişinin inisiyatifi olduğunu söyledi.
Avukatı ise eylemin özünde bir gösteri olduğunu, sınırın ise Huzen’in Hollanda’nın iltica politikasına yönelik eleştirileri için “sembolik” bir anlam taşıdığını savundu. Savunma, iklim aktivistlerinin otoyolları işgal etmesini örnek göstererek Extinction Rebellion ile kıyaslama yaptı.
Ancak mahkeme bu argümanı kabul etmedi. Yargıç, sınır kontrollerinin yalnızca polis ve askeri polis (marechaussee) yetkisinde olduğunu hatırlatarak, bir kişinin suç teşkil eden eylemlere çağrı yapmasının ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını vurguladı.
Sosyal medya yasağı talebi reddedildi
Mahkeme, savcılığın Huzen’e Facebook ve ondan fazla kişinin bulunduğu WhatsApp gruplarını kullanma yasağı getirilmesi yönündeki talebini ise reddetti. Yargıç, sanığın mesaj paylaşma özgürlüğünü koruması gerektiğini ancak bunun her zaman yasal sınırlar içinde yapılması gerektiğini belirtti.
Huzen’in daha önce de, çocuk bakım kurumlarına yerleştirilen bazı çocukların adreslerinin paylaşılması çağrısında bulunduğu ve bu nedenle mahkûm edildiği hatırlatıldı.
Duruşmayı izlemek üzere onlarca destekçisi mahkeme salonunda hazır bulundu. Karar açıklanırken salonda kısa süreli bir sözlü müdahale yaşandığı bildirildi. Huzen’in kararı temyize götürüp götürmeyeceği ise henüz bilinmiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: