Hollanda’da Rob Jetten liderliğinde kurulması planlanan yeni hükümetin koalisyon anlaşmasına, Türkler İçin Danışma Kurulu (IOT) sert eleştiriler yöneltti. IOT, anlaşmanın sosyal haklar, gelir dağılımı ve entegrasyon politikaları açısından göçmen kökenli topluluklar için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı.
IOT tarafından 5 Şubat’ta Başkan Zeki Baran imzasıyla yayımlanan basın bildirisinde, yıllar süren aşırı sağcı yönetimin ardından daha yetkin bir kabine beklentisinin toplumda umut yarattığı ifade edilirken, koalisyon anlaşmasının içeriğinin bu beklentileri karşılamadığı vurgulandı.
Açıklamada, konut yapımı, eğitim ve savunmaya yönelik yatırımların olumlu karşılandığı ancak bu yatırımların finansmanı için öngörülen önlemlerin ciddi endişe yarattığı belirtildi. IOT, 2033’ten sonra emeklilik yaşının hızla artırılmasını, işsizlik ve iş göremezlik ödeneklerindeki kesintileri ve işsizlik ödeneği süresinin iki yıldan bir yıla düşürülmesini eleştirdi. Sağlıkta kişisel katkı payının 460 avroya çıkarılmasının ise düşük gelirli grupları ve göçmenleri orantısız biçimde etkileyeceği ifade edildi.
Bildiriye göre, koalisyon anlaşmasında gelir ve servet eşitsizliğini azaltmaya yönelik somut bir önlem bulunmuyor. Hollanda’nın servet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken IOT Başkanı Zeki Baran, bankaların üst düzey yöneticilerine yeniden yüksek ikramiye ödenmesine izin verilmesini de “toplumsal adaletle bağdaşmayan” bir adım olarak değerlendirdi.
Baran, anlaşmanın göçmenler açısından özellikle olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Açıklamada, göçmenlerin ortalama olarak daha yüksek işsizlik riskiyle karşı karşıya olduğu ve sağlık durumlarının daha kötü olduğu hatırlatılarak, sosyal kesintilerin bu gruplar üzerindeki etkisinin daha ağır olacağı belirtildi. Ayrıca, entegrasyonun tek taraflı bir sorumluluk olarak göçmenlere yüklenmesinin eleştirildiği ve entegrasyonun karşılıklı bir süreç olduğuna dair yaklaşımın anlaşmada yer almadığı ifade edildi.
Koalisyon anlaşmasında ayrımcılıkla mücadeleye yönelik bazı adımların olumlu karşılandığı da bildiride yer aldı. Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Koordinatörlüğü’nün yasal güvenceye kavuşturulması ve ülke çapında ayrımcılık karşıtı hizmetlerin kurulması memnuniyetle karşılanırken, Baran bu önlemlerin yapısal ırkçılıkla mücadelede yetersiz kaldığını savundu.
Yeni kurulacak hükümetin Temsilciler Meclisi’nde 66, Senato’da ise 22 sandalyeye sahip olmasına dikkat çeken Baran, hükümetin planlarını hayata geçirebilmek için muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyacağını belirtti. Kurul, daha adil ve kapsayıcı bir toplum hedefiyle hükümet politikalarını yakından izleyeceklerini ve göçmen örgütleriyle birlikte bu yönde çaba göstermeye devam edeceklerini açıkladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: