Hollanda’da siyasal katılım mücadelesi ve Eylem Köseoğlu’nun zaferi…
2026 yılı, Hollanda’da Türklerin seçme ve seçilme hakkına sahip olmalarının 40’ıncı yılına denk geliyor. Hollandalı Türkler, 1986 yılından itibaren önce yerel yönetimlerde, belediye meclislerinde temsil edilmeye başlandı. Sonraki yıllarda da Hollanda vatandaşlığını alan Türkler ise İl Genel Meclisi, Parlamento ve Avrupa Parlamentosu’nda temsil edildiler.
Hollanda Türklerinin 40 yıllık siyasal katılım mücadelesi genel olarak iki ana hat üzerinden ilerledi. Birincisi, ana akım siyasi partilerin listesinden meclise girme yoluydu. Bu yol zaman zaman zorlansa da günümüzde hâlâ varlığını sürdürmektedir. İkinci yol ise, ana akım partilerle uzlaşamayanların öncülüğünde ortaya çıkan ve Duurzaam Nederland ile DENK gibi siyasi oluşumlar üzerinden yürütülen mücadeleydi.
Bu köşeyi takip edenlerin hatırlayacağı üzere, söz konusu siyasal katılım hakkında neredeyse 40 yıldır yazıp çizmeye çalışıyorum. Hatta bu süreci ele alan ve “Siyasal Katılım” adını taşıyan bir kitabım da yayımlandı.
Şimdi sizlere, ana akım siyasi partiler içinde mücadele veren Zaandamlı bir Türk kökenli siyasetçinin, siyasi serüvenini anlatmak istiyorum. Zaandam demişken, Zaandamlı Türk kökenli siyasetçileri; Belediye Meclis üyeliğiyle başlayan siyasi mücadelesini parlamentoya taşıyan milletvekili Songül Mutluer’i ve Avrupa Parlamentosu milletvekili seçilen Emine Bozkurt’u hatırlamamız gerekiyor.
Siyasete ilgi duyan Türklerin yoğun yaşadığı Zaandam’da son yıllarda adından sıkça söz ettiren bir diğer Türk kökenli siyasetçi ise Eylem Köseoğlu’dur. Köseoğlu da, diğer Zaandamlı Türk kökenli siyasetçiler gibi GroenLinks–PvdA ittifakının bir üyesidir. Zaandam’ın köklü ve tanınmış Türk ailelerinden birinin kızı olan Eylem Köseoğlu’nun, parti içindeki eleştirel tutumu ve belediyenin ayrımcı, ırkçı uygulamalarına yönelik çıkışları, onu son yıllarda konuşulan bir siyasetçi haline getirdi.
Eylem Köseoğlu’nun siyasi mücadelesini, yine Zaandam’dan değerli dostum, AHaber muhabiri Fatih Özyar haberleştirdi. Özyar’ın haberinde şu ifadelere yer veriliyor: “Hollanda’nın Zaanstad kentinde belediyenin suçla mücadele politikalarına yönelik eleştiriler, İşçi Partisi (PvdA) – Yeşil Sol (GroenLinks) ittifakında aylar süren sert bir siyasi krize yol açtı. Türk kökenli yerel siyasetçi Eylem Köseoğlu, belediyenin uygulamalarında ayrımcılık ve ırkçılık olduğu yönündeki çıkışlarının ardından kendi partisi içinde yoğun baskı gördü. Buna rağmen, yaklaşık 12 yıldır İşçi Partisi (PvdA) adına Zaanstad Belediye Meclisi’nde görev yapan Köseoğlu, Mart 2026’da yapılacak yerel seçimler için PvdA–GroenLinks ortak listesinin başına seçildi.”
Köseoğlu ile partisi ve belediye yönetimi arasındaki kriz, Kasım 2024’te Bölgesel Bilgi ve Uzmanlık Merkezi (RIEC) tarafından hazırlanan raporlara ilişkin yönelttiği sorularla başladı. Söz konusu raporlarda, Zaandam-Oost semtinde yaşayan ve büyük bölümü Türk kökenli olan yurttaşlara yönelik genelleyici ve ayrımcı ifadelerin yer aldığı iddia ediliyordu.
Köseoğlu’nun bu ve benzeri çıkışları, kendi partisi içinde de ciddi rahatsızlıklara yol açtı. Bazı parti yöneticileri ve meclis üyeleri, Köseoğlu’nun liste başı adaylığından çekilmesini talep etti. Köseoğlu bu durumu bir gözdağı olarak değerlendirdi ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Parti içindeki gerilim giderek tırmandı; yaşananlar Hollanda basınında da geniş yer buldu. Köseoğlu, bazı yayınların etnik köken üzerinden kendisini itibarsızlaştırmaya yönelik olduğunu savundu.
Hollanda Türklerinin siyasal katılım mücadelesi açısından Eylem Köseoğlu vakası, ana akım siyasi partilerde görev yapan diğer Türk kökenli siyasetçiler için de önemli bir örnek teşkil etmektedir. 18 Mart 2026’da yapılacak yerel seçimlerde GroenLinks–PvdA Zaanstad liste başı olan Köseoğlu, haksızlıklara karşı verdiği bu mücadelede Türk vatandaşlarımızın desteğine taliptir.
Yorumlar
Kalan Karakter: