Instituut Clingendael tarafından 4 binden fazla kişiyle yapılan araştırmaya göre, Hollandalıların yalnızca yüzde 16’sı ABD’de oy kullanma imkânı olsa Donald Trump’a oy vereceğini belirtiyor. Buna karşın katılımcıların önemli bir bölümü, Trump’ın “Make America Great Again” (MAGA) hareketiyle ilişkilendirilen bazı temalara destek veriyor.
Araştırma, ABD yönetiminin Avrupa siyaseti üzerinde etkili olmaya çalıştığı yönündeki tartışmaların ardından yapıldı. Trump ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Avrupa Birliği’ne yönelik eleştirilerde bulunmuş ve Almanya’daki AfD ile Fransa’daki Rassemblement National gibi radikal sağ partilere sempati ifade etmişti.
‘MEGA’ fikrine sınırlı destek
Araştırmaya göre Hollandalıların yaklaşık beşte biri, MAGA benzeri bir “Make Europe Great Again” (MEGA) girişiminden memnuniyet duyabileceğini söylüyor. Ancak Amerikan yönetiminin Hollanda siyasetine doğrudan müdahil olmasına destek verenlerin oranı yüzde 20’de kalıyor.
Kendilerini “temsili” olarak tanımlanan katılımcıların yüzde 54’ü, Batı medeniyetinin geleceği konusunda kaygı duyduğunu belirtiyor. Bu endişe özellikle aşırı sağ partiler olan Özgürlük Partisi (PVV), Demokrasi İçin Forum Partisi (FvD), JA21 ve Çiftçi, Vatandaş Harekeri (BBB) seçmenleri arasında daha yaygın. Demokratlar 66 (D66) ve Yeşil Sol - İşçi Partisi (GroenLinks-PvdA) seçmenleri ise Batı değerlerinin geleceği konusunda daha iyimser.
Araştırmacılara göre, Hollandalıların MAGA’ya benzer ifadelere verdiği destek, söylem radikalleştikçe belirgin şekilde azalıyor.
‘Salami taktiği’ uyarısı
Araştırmada, daha ılımlı mesajlarla başlayıp zamanla daha radikal hedeflere yönelen bir “salami taktiği” riskine de dikkat çekiliyor. Buna göre önce kurumsal reform gibi geniş kabul görebilecek mesajlar öne çıkarılabilir, ardından daha köklü sistem değişikliği taleplerine geçilebilir.
Çalışmada, genç erkeklerin MAGA fikirlerine yaşlı kuşaklara kıyasla daha açık olmadığı belirtiliyor. Tartışmalı sosyal medya fenomeni Andrew Tate’in etkisinin sınırlı kaldığı ifade ediliyor. Genç kadınların ise MAGA söylemine daha mesafeli olduğu, bunun da bazı muhafazakâr görüşlerin kazanılmış hakları tehdit edebileceği algısıyla bağlantılı olabileceği kaydediliyor.
AB kurallarına güçlü destek
MAGA içindeki bazı akımların ise Hollanda’da neredeyse hiç karşılık bulmadığı görülüyor. Devletin teknoloji şirketi CEO’ları tarafından işletilen bir şirket gibi yönetilmesini savunan “tekno-libertaryen” yaklaşım yalnızca yüzde 13 destek görüyor. Buna karşılık katılımcıların yüzde 76’sı, AB’nin dezenformasyonla mücadele ve veri gizliliği konusundaki kurallarını destekliyor.
Ayrıca yüzde 73’lük bir kesim, siyasette daha fazla dinî etkinin toplumu olumsuz etkileyeceğini düşünüyor.
Araştırmacı ve istatistikçilerin bazıları, çalışmanın MAGA içindeki farklı ideolojik akımları sistematik biçimde ayırması açısından dikkat çekici olduğunu belirtiyor. İstatistikçilere göre bulgular, Hollandalıların hangi noktalarda bu ideolojiden ayrıştığını ve temel kırılma hatlarının nerede bulunduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma, Hollanda’daki kamuoyunun Amerikan siyasetinden etkilenen söylemlere temkinli yaklaştığını, ancak bazı temaların – özellikle göç ve Batı değerleri etrafındaki tartışmaların – toplumda karşılık bulabildiğini gösteriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: