Son tarih: 31 Temmuz 2027
Teklife göre gerçek ve tüzel kişiler, yurtdışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymetlerini 31 Temmuz 2027’ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirebilecek. Bildirilen varlıkların iki ay içinde Türkiye’ye getirilerek hesaplara aktarılması gerekiyor.
Türkiye içinde bulunmasına rağmen kayıt altına alınmamış varlıklar da aynı tarihe kadar sisteme dahil edilebilecek.
Kademeli vergi sistemi
Düzenleme, bildirilen varlıklar için kademeli bir vergi sistemi öngörüyor. Buna göre başlangıçta yüzde 5 vergi uygulanması planlanırken, varlıkların Türkiye’de tutulma süresine bağlı olarak bu oran düşürülebilecek.
Devlet iç borçlanma senetleri ve kira sertifikalarında ise daha uzun süreli tutma taahhütlerinde verginin sıfıra kadar indirilebileceği belirtiliyor.
Vergi incelemesi yapılmayacak
Teklifte dikkat çeken bir diğer unsur ise bildirilen varlıklar için vergi incelemesi yapılmaması. Buna göre beyan edilen tutarlara ilişkin geçmişe dönük vergi tarhiyatı uygulanmayacak. Ancak diğer mevzuatlardan doğan yükümlülüklerin devam edeceği ifade ediliyor.
Vergi borçlarına taksit kolaylığı
Yasa teklifi yalnızca varlık barışıyla sınırlı değil. Vergi borcu olan mükellefler için de yeni düzenlemeler öngörülüyor. Buna göre:
- Taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılacak
- Tecil edilebilecek borç limiti 1 milyon TL’ye yükseltilecek
Bu adımın, ödeme güçlüğü yaşayan mükellefler için ek kolaylık sağlaması amaçlanıyor.
İhracatçılara vergi indirimi
Teklif kapsamında üretim ve ihracatı desteklemeye yönelik vergi indirimleri de yer alıyor. Açıklamayı yapan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, imalatçı ihracatçıların ihracattan elde ettiği kazançlara uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 9’a düşürüleceğini belirtti.
Diğer ihracatçı şirketler için ise bu oranın yüzde 14 olacağı ifade edildi.
Merkez Bankası’ndan enflasyon mesajı
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı sunumda, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu ancak sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini söyledi.
Karahan, fiyat istikrarının sağlanmasının ekonomik büyüme ve toplumsal refah açısından temel ön koşul olduğunu vurguladı.
Beklentiler ne yönde?
Ekonomi çevreleri, söz konusu düzenlemenin özellikle yurtdışında varlık bulunduran yatırımcıların Türkiye’ye kaynak transferini teşvik edebileceğini değerlendiriyor. Ancak uygulamanın başarısının, yatırımcı güveni ve ekonomik istikrarla doğrudan bağlantılı olacağına dikkat çekiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: