Hollanda’da yaşayan radyo sunucusu ve yazar Yeşim Candan, kadın cinayetleri ve namus cinayetlerine karşı yıllardır mücadele ediyor. Candan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde düzenlediği “Kırmızı Topuklu Ayakkabılar” eylemiyle femicide konusuna dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Yesim Candan, çocukluğunda tanık olduğu şiddetin kendisini bugün yürüttüğü mücadeleye yönlendirdiğini söylüyor. Rotterdam’ın batı kesiminde büyüdüğünü anlatan Candan, o yıllarda kadınların çoğu zaman korku içinde yaşadığını ve şiddetin gündelik hayatın bir parçası gibi görüldüğünü belirtiyor.
Candan’a göre, çocuk yaşta gördüğü bu manzara yıllar sonra kadın cinayetlerine karşı sesini yükseltme kararlılığının temelini oluşturdu.
“Kadınlar korku içinde yaşıyordu”
Çocukluk anılarını anlatan Candan, sokaklarda sık sık polis sirenleri duyduğunu ve birçok kadının şiddete maruz kaldığını gördüğünü söylüyor.
O dönem yaşadıklarının kendisine bir gerçeği öğrettiğini ifade eden Candan, “Kadınların korku içinde yaşadığını ve bu korkunun çoğu zaman bir erkekten kaynaklandığını çok küçük yaşta fark ettim” diyor.
Hollanda’daki kadın cinayetleri
Candan, yıllar içinde Hollanda’da da benzer trajedilerin yaşandığını gördüğünü belirtiyor. Örnek olarak 16 yaşındaki Hümeyra’nın Rotterdam’da eski erkek arkadaşı tarafından öldürülmesini ve hemşire Linda van der Giesen’in bir hastane otoparkında hayatını kaybetmesini hatırlatıyor.
Kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığını vurgulayan Candan, Hollanda’da ortalama her sekiz günde bir kadının partneri ya da eski partneri tarafından öldürüldüğünü söylüyor.
“Kırmızı topuklu ayakkabılar” eylemi
Candan’ın dikkat çekmek için başlattığı eylemlerden biri de “Kırmızı Topuklu Ayakkabılar” protestosu. Bu fikir, Türk sanatçı Vahit Tuna’nın İstanbul’da bir binaya astığı yüzlerce kırmızı ayakkabıdan esinleniyor.
Candan, 2020 yılında aynı sembolü Amsterdam’da kullanarak öldürülen kadınları temsil eden kırmızı ayakkabılar sergiledi. O günden bu yana eylem her yıl tekrarlanıyor.
Bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde birden fazla şehirde düzenlenen gösterilerle kadın cinayetlerine dikkat çekilmesi hedefleniyor.
“Sessiz kalamam”
Candan, femicide konusundaki çalışmalarını neden sürdürdüğünü ise şu sözlerle anlatıyor:
“İnsanlar bana neden bu kadar mücadele ettiğimi soruyor. Cevabı basit: Çünkü artık sessiz kalamam. Sessizliğin ne demek olduğunu biliyorum ve susmanın bedelini çok fazla gördüm.”
Kadınlara yalnız olmadıklarını göstermek istediğini söyleyen Candan, toplumun da şiddet karşısında sessiz kalmaması gerektiğini vurguluyor.
Candan’a göre femicide yalnızca bireysel trajedilerden ibaret değil; aynı zamanda güç, kontrol ve eşitsizlik sorunuyla ilgili toplumsal bir mesele. Bu nedenle mücadele, yalnızca kadınların değil tüm toplumun sorumluluğu olarak görülmeli.
Yorumlar
Kalan Karakter: