Hollanda’da Demokratlar 66 (D66), Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) ile Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDA) tarafından önerilen yeni kabine paketine yönelik tartışmalar sürüyor. Kamuoyunda gayriresmî olarak “Jetten I” adıyla anılan paket, çalışanlar ve emekliler için ek mali yükler ve sosyal haklarda kısıntılar öngörmesi nedeniyle eleştirilerin odağında.
Pakette en çok dikkat çeken düzenleme, “özgürlük katkısı” olarak adlandırılan "Özgürlük Vergisi" adı altında yeni bir vergi. Buna göre, sekiz milyondan fazla haneden toplam 3,4 milyar avro toplanması hedefleniyor. Bu da hane başına ortalama 425 avroluk bir ek ödeme anlamına geliyor.
Sosyal güvenlikte kısıntı
Öneriler yalnızca yeni vergiyle sınırlı değil. Pakette, işsizlik ödeneği (WW) ve çalışma gücü kaybı ödeneği (WIA) gibi sosyal güvenlik mekanizmalarının daraltılması ile emeklilik yaşı (AOW) artışının hızlandırılması da yer alıyor. Eleştirmenlere göre bu adımlar, özellikle orta gelir grubunun gelir güvencesini zayıflatıyor.
Sendikalardan sert tepki
Sendikalar düzenlemelere sert tepki gösteriyor. De Unie sendikası , paketin “çalışmanın karşılığını alma” ilkesini aşındırdığını savunurken, FNV yöneticiler önerileri “adil olmayan ve kabul edilemez” olarak nitelendiriyor.
Buna karşılık bazı iş dünyası temsilcileri ve eski üst düzey yöneticiler reformları destekliyor. Eski ASML CEO’su Peter Wennink gibi isimler, paketin ekonomik yapıyı güçlendireceği görüşünde. Bu durum, siyasi ve ekonomik elitlerle sıradan vatandaşlar arasındaki algılanan uçurumun derinleştiği yorumlarına yol açıyor.
Vergi reformu daha sonra
Kabine, kapsamlı bir vergi reformu sözü verse de bu çalışmanın 2026 sonundan önce kamuoyuna sunulması beklenmiyor. Bu da hanelerin kısa vadede daha fazla ödeme yapacağı, olası bir rahatlamanın ise ancak ilerleyen yıllarda gündeme gelebileceği anlamına geliyor.
Avrupa kuralları etkili
Ekonomistlere göre paketin arkasındaki temel motivasyonlardan biri, Hollanda’nın Avrupa Birliği bütçe kurallarına sıkı biçimde uymak istemesi. Ekonomistler, Den Haag’ın Brüksel’den esneklik talep etmek yerine, mali disiplini iç politikada bedel ödeyerek sağlamayı tercih ettiğini belirtiyor. Diğer bazı AB ülkelerinin ise bu konuda daha esnek davrandığına dikkat çekiliyor.
Eleştirilerin odağında orta sınıf
Eleştirel değerlendirmelerde, önerilen önlemlerin orta sınıf üzerindeki baskıyı artırdığı, işsizlik ve hastalık durumlarında gelir güvencesini azalttığı ve yükün büyük ölçüde vatandaşların omuzlarına bırakıldığı vurgulanıyor. Tartışmaların önümüzdeki dönemde hem parlamentoda hem de kamuoyunda yoğunlaşması bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: